TRAVMALARIN
KORKULARIN
TİTREŞİMİN
GEÇMİŞ İLİŞKİ VE DENEYİMLERİNDEN KALMA (-) YÜKLER …
TRAVMALARIN
Seni hayatın bir çok alanında sınırlar.Nasıl davranman gerektiği ve hangi deneyimleri yaşaman gerektiği konusunda kısıtlar.Örneğin Reddedilme Travman varsa ? Hayatının bir çok alanında bunu deneyimlersin. Örneğin iş görüşmelerinde reddedilmek,Arkadaşların tarafından reddedilmek, Başarının reddedilmesi, İlişkilerde Reddedilmek…Üstelik bu travmalar senin yaşamda var olmak deneyimini bile zorlar, sınırlar. Travmalar sınırlayıcı,engelleyici zorlu deneyimler yaşatır. Travmaya sebep olan anı ve duygu ortaya çıkarılıp yüzleşmediği sürece hayat yolunuzu zorlaştırır.
HAYAT ÜNİVERSİTESİNDEN ATILMAK DA YOK TEKRAR TEKRAR DENEYİMLERSİNİZ.
YÜZLEŞMEK VE ÖZGÜRLEŞMEK YAŞAM YOLUNUZU KOLAYLAŞTIRIR.
KORKULARIN
YARATIM ENERJİSİ EN HIZLI ENERJLERDENDİR.O YÜZDEN KORKTUĞUN HERŞEY HIZLA YAŞAMINDA CAN BULUR!
Korkular yaşam yolumuzda bizi zorlayan en önemli unsurlar arasında Travmalarla yarışır. Korku duyduğunuz her deneyim sürekli olarak zihninizi meşgul eder.Enerjiniz çeker. Düşürür. Tüm bunların sonucunda siz düşen enerjinzi yükseltmek için şekerli gıdalara sığınırsınız. Bu gıdalarda hızla kana karışarak hızlı enerji verir. Bu durum çok sağlıklı değildir. Pankreasınızı yorar. Korku sizin yaşamdan keyif almanızı engeller. Pankreas aldığınız şekerli gıdalarla çok çalıştıkça sağlığınız bozulur. İnsülün direnci ve Şeker benzeri sorunlar yaşarsınız. Ruhsal, Fiziksel, Zihinsel sağlığınız bir bütündür. Sistemde bir sorun oluştuğunda maalesef ki hepsi etkilenir. Korku bazı durumlarda bizi hayatta tutabilir. Bazı korkuların dengelenmesi, Bazılarının arındırılması gerekir. Örneğin hayatta kalma korkunuz sizi ve başkalarını hayatta tutabilir. Bu dengelenmelidir ki , Trafikte yaşamda kendiniz ve tüm canlıların yaşam hakkını koruma bilgisi, sezgisi, sizi desteklesin. Birdenbire bir felaket olacak veya sevdiklerinizin başına bir şey olacak korkusu ise arındırılmalıdır. Bu sizde Anksiyete, Depresyon ve Panik atak geliştirebileceği gibi diğer Aile bireylerini de huzursuz eder. Hayatta her şeyi yönetemeyiz fakat enerjimizi yönetmeyi ve dengelemeyi başardığımızda yaşadığımız zorlu deneyimler değişir. Azalır.
CİNSEL DENEYİMLERDEN KALMA ENERJİLER!
Kadın ve Erkek cinsel birliktelikte fiziksel, tensel enerji paylaşımı ile birlikte ilişkilerden kalma negatif enerji yükü ve travmalarını da devir alırlar. Bir ilişki sonrasında ruhsal olarak kendinizi çok yorgun hissediyorsanız. Karşı tarafın yoğun (-) enerjisi auranıza akmış ve tüm enerjiniz karşı taraf tarafından çekilmiş olabilir. Ben şahsen çok eşliliğin ve günübirlik ilişki yaşayan insanların karşısındaki partnerin enerjisini alarak kendi enerjisini yükselttiğini düşünüyorum. Hatta Erkeklerde cinsellikte aynı partnerle 2-3 birliktelik sonrası bağlanma başladığı. Kadınlarda bunun ilk birliktelikte oluştuğu. Bu durumun kadının ilk ilişki sonrası ertesi gün kadının aşık olduğunu hissederek erkeği aramak ve ilgi göstererek ilişkinin devamını sağlamaya çalışması. Erkeğin ise eril doğası gereği uzaklaşma ihtiyacı ve kadın partnerin ona ilgi göstermediği durumda tepkisini ölçmek gibi bir testten geçirdiği. Hiç ilgilenmeyen kadın partnere karşı Eril doğasını harekete geçirdiği için (avlayan olmak, o kadını elde edemediği düşüncesi ile kadının eril doğasına uygun olduğu düşüncesi ile avlayan, peşinden koşan rolüne geri dönmesi ile sonuçlanabilir.) Bu seans ve ilişki çalışmaları deneyimleri gözlemimdir. Cinsel partnerlerinizle 7 yıl auradan enerji akışı devam edier. Karmik bağlar şifalanmadığı sürece o kişi ile enerjisel bağınız devam eder. Bu ne demek auranızda bir başkasının enerjisi ve titreşimi varken yaşamınıza bir ilişki çekemeyebilir. Yada ilişkilerde sorunlar yaşayabilirsiniz demek . Yapılan bilimsel araştırmalarda da görünüyor ki bir kadının aurasında bu enerjiler birikiyor .
Cinsel birliktelik sırasında kadın ve erkek arasında sadece duygusal ve tensel bir aktarım olmuyor. Prof. Dr. Oytun Erbaş’a göre çiftler birbirlerine DNA’larını bile aktarıyor. Prof. Dr. Oytun Erbaş
“Kadınların kanına bakıldığı zaman beraber oldukları erkeklerin DNA’larını bulabilirsiniz” diyor ve yapılan diğer araştırmalarda
Seattle’daki Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi ve Seattle’daki Washington Üniversitesi‘nden akademisyenler tarafından yapılan çalışma, profesörü destekliyor.
Araştırmaya göre bir erkekle cinsel aktivitede bulunmak, erkeğin DNA’sının kadın tarafından emilmesine yol açıyor ve birden fazla cinsel partnerle birlikte tutulan genetik materyal miktarını arttırıyor.
DNA KALP VE BEYİNDE BİLE TAŞINIYOR
İşin ilginç olan kısmı ise eğer korunmasız bir ilişki olursa bu DNA bir süre sonra kalp ve beyinde bile taşınıyor.
Erbaş bu konuda ; “Prezervatif ilişki sonrası spermin DNA’sı size geçer. Bir kadın bütün partnerlerinin DNA’sını taşır. Ben bir analiz yapsaydım bir kadının kaç kişiyle beraber olduğunu DNA analizinden bulabilirdim.”
KADININ PSİKOLOJİSİNİ BİLE ETKİLİYOR
Üstelik beyin de dahil olmak üzere bir kadının vücudunda genetik olarak farklı erkek hücrelerinin varlığı, kadının fizyolojisi ve psikolojisi üzerindeki uzun vadeli potansiyel etkilere yol açıyor. Ayrıca bu genetik entegrasyon, bir kadının yumurtalarının genetik bileşimini ve ardından gelişmekte olan fetüsü etkileyebiliyor.
Çalışma çocuklarda gözlemlenen, biyolojik ebeveynleriyle tutarsız olan Davranışsal eğilimlere dair bilgiler sunarak, genetik entegrasyonla bir bağlantı olduğunu öne sürüyor.
Sonuç olarak auranızda biriken negatif enerji enerjinizi, bağışıklık sisteminizi düşürebilir. Negatif deneyim ve olayları yaşamınıza daha çok çekmenize mücadele ve zorluk içinde bir hayat sürmenize çekiciliğiniz ve cazibenizin ışıltınızın sönmesine dişil enerjinizin düşmesine neden olur. Dişil enerji sevgi şefkat anlayış Tutku barındırır bunların hepsi huzurlu sakin yüksek enerjilerdir.
Detaylı bilgi için videomu izleyebilirsin
