HER KONUDA SONSUZ OLASILIKTAN BAHSEDILIYOR. PEKI BIZ PARANIN SONSUZ OLASILIKTAKI BIZE GELME YOLLARINI NASIL TIKIYORUZ?
Sonsuz olasılık kavramı için biraz kuantum fiziğinden söz etmem gerekiyor. Kuantum fiziğine göre foton, kütlesiz bir enerjidir. Her kütlesiz enerji, kütlesi olan enerji formunu değiştirir. Yani her düşünceniz kütlesiz bir enerji formudur, madde ise kütlesi olan bir enerji formudur. Düşünceniz, maddeyi, dış dünyayı etkileyip değiştirir. Sizin gözleminiz, dış dünyayı ve maddeyi etkiler. Siz gözlemlemediğiniz zaman her şey olasılıklar halinde vardır ve sonsuz sayıda olasılık mevcuttur. Siz gözlem yaptığınız zaman ise gözlemlediğiniz şeyi parça durumuna dönüştürürsünüz ve artık tek bir olasılık gerçekleşmiştir. Evren sonsuz olasılıklardan oluşmuştur ve biz bunları gözlemleyerek kendi inançlarımıza uygun şekillerde gerçekliyoruz. Yani yaşadığımız her ne olursa olsun sadece bir olasılık. Kendimizi sonsuz olasılıklara açmak demek sınırlayıcı inançlarımızın ötesine geçerek yeni olasılıkları kabul etmek demek… İstediğiniz bir olasılığa odaklanarak bunu gözlemlemek ise bu sonsuz olasılıklardan bir tanesini gözlemleyerek gerçekleştirmek anlamına geliyor.
Para konusunda olasılıkları nasıl belirliyoruz?
Paranın gelme yollarını belirlerken kendi inançlarımıza uygun olan olasılıklara odaklanıyoruz. Örneğin sabit maaşlı çalışan bir kişi “Bana ancak piyangodan para gelir” inancına sahip olabiliyor ve diğer tüm olasılıkları kendi deneyim alanının dışında bırakıyor. Peki bu durumda piyangodan para geliyor mu? Büyük olasılıkla hayır çünkü deneyimlerime göre şunu söyleyebilirim ki ancak piyangodan para gelir inancına sahip olan birçok kişi aynı zamanda “Piyango kazanmak çok zordur/ bize çıkmaz/ piyango haram paradır kimseye faydası olmaz” gibi çelişkili inançlara da sahip. Yani paranın gelmesi için tek bir seçim yapan kişi bu seçimini desteklemeyen inançlara da sahip olarak gelir yollarını tamamen kapatıyor. Oysa evrende olasılıklar sınırsız ve “Para bana her yerden gelebilir” diye düşünerek sonsuz olasılıkları kabul edebilen kişiler için hiç beklenmeyen yerlerden para akışı olabiliyor. Eğer hayatınıza daha fazla refahı çekmek istiyorsanız sabit gelir anlayışınızdan da vazgeçmeniz gerekiyor. Sabit bir gelire sahip olma ihtiyacı korkularımızdan kaynaklanıyor. Maaş sizin için sadece bir kanaldır, refahınızın kaynağı değildir. İhtiyaçlarınızın birçok farklı kanaldan karşılanabileceğini kabul etmeniz bilinç durumunuzda önemli bir değişim yapacaktır. Bu bilince ulaşmak için “Yeni gelir yollarına açığım ve bilmediğim kaynaklardan gelen gelirleri kabul ediyorum” olumlaması benim önerdiğim olumlamalardan biri…
Olumlama nasıl en etkili şekilde yapılabilir?
Olumlamak bir şeyi onaylamak, kesinleştirmek ve zaten öyle olduğunu kabul etmek demek… Olumlama yapmak güçlü bir bildirim yapmak anlamına da geliyor. Hepimizin zihninde hiç durmayan bir iç diyalog hüküm sürüyor. Zihnimizde sürekli olarak yorumlar yapıyor ve kendi kendimizle bir şeyleri tartışıp duruyoruz. Bu içsel konuşmalar esnasında kendimize ne söylediğimiz ve bunları söylerken hangi kelimeleri kullandığımız inançlarımızla direkt bağlantılı… Her ne kadar kendimize ne söylediğimizin ve kullandığımız kelimelerin çoğu zaman farkında olmasak da bunlar tüm hayatımızı ciddi şekilde etkiliyor. Gün içinde sürekli olarak kendisine olumsuz şeyler söyleyen, olaylarla ilgili olumsuz yorumlar yapan ve sorun odaklı düşünen bir insanın, bir süre sonra hayatında birçok aksilik yaşaması neredeyse kaçınılmaz. İşte olumlama yapmak, zihnin sürekli devam eden bu içsel diyaloğunu istediğimiz gibi yönlendirmek demek. Bu şekilde hem olumlu inançlar edinir hem de istediğimiz şeylere daha kolay odaklanırız. Olumlamalar bilinçaltınıza istediğiniz bir bilgiyi göndermeniz konusunda da çok etkili. Ayrıca eski ve zararlı inançlarınızı değiştirmek için de olumlamalar yapmak harika sonuçlar verir. Kuralına uygun olarak yapılan bir olumlama çalışması tüm hayatınızı değiştirebilir.
Cümleleri nasıl hazırlamalıyız?
İlk kural her zaman seçeceğiniz kelimelerin olumlu olmasıdır. Olumlama yaparken daima şimdiki zamanı kullanın. Bilinçaltımız geçmiş ya da gelecekten hiçbir şey anlamadığı ve sürekli anı yaşadığı için gelecekle ilgili olumlamalar işe yaramıyor. Olumlamalarınızın etkili olması için basit olması da önemli. Uzun sözcüklerle hazırlanmış, karışık olumlamalardan hem bilinçaltınız fazla bir şey anlamıyor hem de böyle olumlamalar herhangi bir duygu oluşturmuyor. Olumlama yapmanın bir diğer kuralı da size en uygun kelimeleri kullanmanız… Bunun için olumlama ile biraz oynayın ve hangi kelimelerle olumlama yaparsanız size daha iyi geldiğine dikkat edin.
Olumlamaları ne kadar süreyle kullanmalıyız?
Bir olumlama ile 21 gün boyunca düzenli olarak çalışın. İnsan beyninde yeni bir nöron ağı 21 günde oluşuyor. Bu, yeni bir inancın kazanılabilmesi için 21 günlük süreye ihtiyacımız olduğu anlamına gelir. Bu nedenle bir olumlamayı 21 gün boyunca her gün tekrar etmek çok önemli. Bu 21 gün içinde bir gün dahi kaçırırsanız, yeniden 21 günlük süreç başlatmanız gerekiyor. Birçok insan bu kurala uymadığı için olumlamalarından beklediği sonuçları alamıyor. Bu nedenle 21 gün düzenli çalışma kuralına dikkatle uymanızı öneriyorum.
BOLLUK VE KITLIK BILINCINDE OLMAMIZDA HANGI FAKTÖRLER ROL OYNUYOR?
Bolluk ve kıtlık bilinçleri beş yaşımıza kadar oluşan ve büyük oranda bilinçaltımızdaki kayıtlarla ilgili bilinç durumları… Örneğin ben memur ailesinde büyüdüm ve “Parayı ağaçta mı topluyoruz/paran olunca tutacaksın ki bir gün paran olmayınca kullanırsın/ekmek aslanın ağzında” gibi cümleleri sıklıkla duydum. Eğer üzerinde çalışmasaydım bu cümlelerin oluşturduğu inançların etkisi ile kıtlık bilincine sahip bir insan olacaktım. Aynı şekilde toplumumuzdaki ortak inançlar da bizi bireysel olarak etkiliyor. Kolektif bilinç, kişisel bilincimizin bolluk veya kıtlık bilincine sahip olmasında önemli belirleyicilerden biri… Toplumun paraya, zenginliğe bakışı, atalarımızın bolluk veya kıtlık içinde yaşamış olması ve bunlarla ilgili bütünü etkileyen inançları da bu konudaki bilinç durumumuzu etkiliyor. Ben birçok ailede kıtlık bilincinin hakim olduğunu ve kolektifin etkisinin de bizi kıtlık bilinci yönünde desteklediğini söyleyebilirim.
Hangi bilinçaltı kalıpları bolluk-bereketimizi engelliyor? Bu kalıplar nasıl oluşuyor?
Değersizlik duyguları, “ben değerli şeyleri hak etmiyorum” inancına yol açarak bolluk-bereketimizi en çok etkileyen duyguların başında yer alıyor. Suçluluk duyguları bilinçaltı düzeyde kendimizi cezalandırmamıza yol açarak bizi iyi ve güzel şeylerden yoksun bıraktıracak seçimler yapmamıza yol açabiliyor. Yetersizlik duyguları “ben zengin olmak için yetersizim” inancına yol açabiliyor. Başarısızlık korkusu, “nasıl olsa zengin olmayı başaramam” inancını destekliyor. Dışlanma korkusu, “zengin olursam ailemden farklı olurum ve dışlanırım” gibi bir korku oluşturabiliyor. Bunlar ilk aklıma gelenler ancak birçok farklı korkunun yaşamımızdaki bolluk bereketi etkilediğini söyleyebilirim. Bunların dışında “Para pis bir şeydir/ben parayı sevmiyorum/para zor kazanılır/ ben zengin olmayı hak etmiyorum/para geldiği gibi gider/ zengin olursam başıma kötü bir şey gelir/çok paraya haram karışır/zengin olmak güvenli değildir/zenginler yalancı ve kötü insanlardır” gibi birçok inanç, bolluk-bereketimizi engelleyebiliyor. Bu kalıplar 0-5 yaş arasında ailemizden ve çevremizden aldığımız inançlara uyumlu yaşam deneyimleri oluşturmamız ve bu deneyimleri genelleyerek bir yaşam görüşü ve inanç haritası oluşturmamızla oluşuyor.
Hangi bilinçte olduğumuzu nasıl anlarız? Çok zengin olmak bolluk bilincinde olduğumuzu kanıtlar mı?
Hangi bilinç durumunda olduğunuzu anlamanız için hayatınızın farklı alanlarına bakmanızı ve şu soruyu sormanızı öneririm: “Hayatımın bu alanında benim için her şey yeterli ve tatmin edici mi?” Çok paranız olabilir ama duygusal hayatınıza baktığınız zaman sevgi alışverişini yeterli ve tatmin edici bulmuyorsanız hayatınızda gerçek bir bolluk bilincinden söz edemeyiz. Aynı şekilde kariyerinizde çok başarılı olmanıza rağmen parasal durumunuzda yeterlilik ve tatmin olmaktan söz edemiyorsak yine bolluk bilincine ulaşamamışsınız demektir.
Kıtlık bilincinde olduğunu fark eden kişi bolluk bilincine geçmeyi nasıl başarabilir? Hangi yöntemleri kullanabilir?
Bolluk bilincine geçmek için öncelikli olarak hayatımızda bolluk oluşturacak inançlara sahip olmamız gerekiyor. Bunun için olumlamalar, EFT , NLP ve enerjilerle bilinçaltı çalışmaları yapmak kullanılabilecek bazı teknikler. Bu tekniklerle çalışırken azimli olmak gerekiyor çünkü uzun yıllardır devam eden köklü bazı inançlarınızı değiştireceksiniz. Bunu yaparken birkaç günde sonuç beklemek sağlıklı değil. Çalışmalarınızı kararlılıkla ve azimle yaparsanız bolluk bilincinin hayatınızdaki etkileyici yansımalarına şahit olursunuz.
Bolluk bereketi engelleyen sözlere, davranışlara, tutumlara örnek verir misiniz?
Para zor kazanılır/para bütün kötülüklerin başıdır/ben parayı sevmem/paraya değer vermem gibi her türlü olumsuz inanç. Ayrıca paranızı cebinize özensizce sıkıştırarak koymak paraya değer vermediğinizi gösteren çok olumsuz bir davranış. Aynı şekilde evrende vermekle almanın bir dengesi vardır. Sürekli almak istemek ancak hiçbir şekilde vermemek de para akışını bloke ediyor. Aynı şekilde hep vermek istemek, almayı bilmemek de öyle. Sevgiyle vermek ve geleni de sevgiyle kabul etmek gerekiyor. Bunun dışında zengin insanlarla ilgili her türlü olumsuz inanç ve düşünce de maddi durumunuzu etkileyeceği için bu konuda da dikkatli olmanızı öneriyorum.
Çeşitli çalışmalar öneriyorsunuz. Bilinçaltı temizliği yapılmadan yaratılan bolluk bereket tekrar kaybedilir mi?
Bizler olumsuz inançlarımızı değiştirdikçe ve kendimizi arındırdıkça bolluk-bereket bilincine sahip oluruz ve bu bilinç hayatımıza kalıcı bir şekilde refah getirir. Bilinçaltınızdaki sorunlar tüm hayatınızı etkilediği için hayatınızdaki bolluk ve bereketi de etkiler ancak bilinçaltınızda bütünsel bir temizlik olmadan da belli konularda çalışarak açılım elde edilebileceğine inanıyorum. Örneğin bilinçaltında “Ben mutlu olamam” inancı olan bir insanın bu inancının değişmesi de çok önemli. Ancak bu inancını değiştirmeden “ben zengin olmayı hak ediyorum” inancını edinebilir ve bu, bolluk bereketini olumlu etkiler. Yani her konuda bir temizlik olmadan belli bir alanda çalışma yapabilirsiniz ve bunun daha büyük kayıplara yol açma ihtimali olduğuna inanmıyorum. Bir kişi zenginliği, iyi bir yaşamı, değerli şeyleri hak ettiğine inanıyorsa bunu gerçekleştirmek için doğru seçimleri yapacaktır. Burada önemli olan bu inancı edinmektir ve bunun için herkes kendisine en uygun tekniği kullanabilir.
Bolluk bereket çalışmaları
PARA İLE BAĞ KURMA
Sol elinize bir kağıt para alın ve bir süre neler hissettiğinize dikkat edin. Rahatlama, kasılma, sıkıntı, kirlilik duygusu? Duygularınıza dikkat edin… Bunu en az 10 dakika sürdürün ki çalışmanız tam olsun. Hislerinizden ya da hiçbir şey hissetmediğinizden emin olduktan sonra parayı sağ elinize alın ve kalp çakranızdan yani iki göğsünüzün arasından çıkan pembe ışığın parayı kuşattığını düşünün. Işık kalp çakranızdan çıksın ve paraya aksın. Bu şekilde paranın temizlendiğini ve arındığını düşünün. Bunu da en az 5 dakika yapın. Bu çalışma ile para ile ilgili tüm kötü hisleriniz de arınacak. Paraya sevgi enerjisi veriyorsunuz ve paranın enerjisi temizlenirken para ile aranızda güzel bir bağ kuruluyor. En sonunda içinizden “Paranın enerjisine bağlandım ve para ile aramda sevgi dolu enerji bağı oluşturdum” diyerek çalışmayı bitirin.
PARA BOLLUK BEREKET AKTİVASYONU
88819
520
741
889
889
889
SAYILARI MOR KALEM İLE YAZIP CÜZDANINIZDA TAŞIYIN .
*Tdm cüzdanlara para çekme enerjisi yükleme
